RAGIP AKDENİZ
1933 yılında Ordu’nun Perşembe kazasına bağlı Kaleyaka köyünde doğdu.küçük yaştan beri marangozluğa karşı bir ilgisi vardı, eline geçen az miktardaki cep harçlıklarını bile marangoz aletlerine harcardı.Bu aletlerle ilk olarak kendisine küçük bir sandal yaptı.Çok küçük yaşta ( 12 ) bunu başarması yöre halkı tarafından taktirle karşılandı.Zaman ilerledikçe müzik ve el sanatlarına ilgisi dahada arttı ve işinde tamamen uzmanlaştı.Hatta bulunduğu yörenin en iyi balıkçı teknesi yapan ustası ve marangozluğun her sınıfında en aranılan kişisi oldu.Fakat bütün bunlar onu tatmin etmedi onun hayalinde her zaman İstanbul’a gitmek ve bağlama yapımında kendisini ispatlamak yatıyordu.1964 yılında İstanbul’a yerleşmeye karar verdi.İstanbul’a alışması kendisi için çok zor olmadı çünkü mesleğinin zirvesindeydi,çok yakın bir arkadaşı kendisini o zamanın meşhur ustası Agop ustayla tanıştırdı.Agop ustadan bir şey öğrenmedi fakat daha önceden yapıp hazırlamış olduğu birkaç bağlamayı onun dükkanına bıraktı.Bırakmış olduğu bağlamalar Agop ustanın dükkanına gelen saz sanatçıları ve diğer müşteriler tarafından çok beğenildi ve kısa zamanda ismi duyuldu.Daha önceden hayranlıkla dinlemiş olduğu ( Nida TÜFEKÇİ,Bayram ARACI,Neşet ERTAŞ,Orhan GENCEBAY,Arif SAĞ, Yavuz TOP,Ali ekber ÇİÇEK,v.b. ) onun yapmış olduğu bağlamaları çalıyor ve sık sıkta yanına gidiyorlardı.Kendisi bağlama,Karadeniz kemençesi,kabak kemane ve klarnet gibi enstrumanları çalabiliyordu.Zengin bir müzik bilgisi ve repertuar hazinesine sahipti.Bir çok sanatçı onun bu yönünden faydalanmıştır.
Sanatçının başka bir yönüde daha önce Konya ve Kayseri yörelerinde yapılmış ama pek tutulmamış olan çember (yaprak ) tekneli bağlamayı kendisindende bir şeyler katarak geliştirmesi ve gündeme getirmesidir.Bunu yaparken diğer meslektaşlarının kendisine boşuna uğraştığını söylemesi onu hiç yıldırmadı,kararlıydı başarmak istiyordu ve başardıda.Hatta günümüzdeki ustaların çoğunun çember bağlama yapmayı tercih etmesi bunun bir ispatıdır.Yanında çalıştırıp yetiştirdiği yüzlerce saz ustası bu işten ekmek yemektedir.büyük oğlu M.Cihan ile ortanca oğlu Rafet’ti en iyi şekilde yetiştiren sanatçı mesleğini bu iki oğluyla birlikte başarıyla devam ettirmektedir.En küçük oğlu Çetin’in ise bağlama çalma konusunda mesleğinin zirvesine çıkmasında çok faydası olmuştur.